Merhaba, Ben Ömer Ayyıldız!

Yazılımcı denilince aklınıza gelen ilk tipten olmamaya ve insanlara yazılımın sadece teknik bir iş olmayıp aynı zamanda sanat olduğunu öğretmeye çalışan biriyim. Küçük yaşlarda atıldığım bilişim dünyasında farklı işlerle uğraşarak kendimi geliştirmeye çalıştım. En iyi yazılımları yapabilmek ve insanları daha iyi anlamak için gerek psikoloji gerek felsefe gibi alanlarla da uğraştım. Çoğu zaman kendimi geliştirmek için yazılım üretsem de son zamanlarda etkin bir şekilde bireysel ve kurumsal olarak işlerde görev aldım. Her ortama uyum sağlayabilen ve güler yüzlü bir karaktere sahip oluşum birçok ekipte bulunmamı da sağladı. Kendi çapımda ise yapay zeka çalışmalarına ağırlık veriyorum ve bu alanda yeni şeyler denemeye çalışıyorum.


⏳ ZAMAN TÜNELİ ⏳

Hücrelerde Büyümek!

Programlamaya HTML ile mini sayfalar kodlayarak başlasam da kod yazdığımı gerçekten hissettiğim zaman VBA yazdığım zamandır.
Bilgisayar öğretmenimin bana iki hücredeki değerleri kodla yer değiştir demesiyle ve benim yapamamamla beraber bu mucizevi dille tanıştım. Şimdilerde okulumda öğretmenim herkese VBA öğretse de benim olduğum yıl tenefüslerde sadece bana öğretiyordu kendileri.
Mini oyunlar olsun, veritabanı yazma ve okuma olsun her iş için VBA kodlayarak programlamayı akış şemaları ya da algoritmik oyunlarla değil de Excel hücrelerinde görsel olarak öğrenmiş oldum.


Serbest Mi Çalışan?

VBA’nın ardından elbette diğer programlama dillerine de merak salarak zamanla birçok dala atlamış oldum. Biraz C ve C++, biraz da Python ve Visual Basic öğrenmeye çalışmıştım. Fakat bu dillerde pek uzmanlaşamamamın sebebi artık yeteri kadar zaman ayıramamam, programlamadan ve bilişimden para kazanma isteğimdi. Ve işte ilk o zaman tasarıma atıldım. Adobe Photoshop CS3 öğrenerek amatör şekilde çevreme logo ve afiş tasarımları yapıyordum. Programlama ve tasarımdan daha çok para kazanmak adına da Freelancer ve Upwork sitelerine arkadaşımın önerisiyle kaydolup iş yapmaya başladım. Programlamadan ziyade tasarım her zaman daha ön planda gibiydi diyebilirim.
Freelancer hayatım hala daha devam etmekte olup artık daha profesyonel şekilde hizmet vermekteyim. Şuanki işlerim de açıkçası daha çok tasarım üzerine. Aktif olarak kendi websitemdeki freelance sayfasından gelen müşterilerime hizmet vermekte ve yönlendirme sağlamaktayım. Sadece uzaktan değil İstanbul çevresi birebir görüşmelere de gitmekteyim.


Özgürlük Ve Ötesine!

Programcılık hayatımın en keskin dönüm noktası ne derseniz sanırım size Açık Kaynak ile tanışmam diyeceğim. Açık kaynak felsefesi beraberinde Git, GitHub, Linux ve Debian gibi kavramları da getirdi.
İlk zamanlarımda Linux dağıtımlarını kurmaya çalışarak vakit geçirsem de günden güne gelişiyor ve her gün bir başka dağıtım deniyordum. Pisi Linux topluluğuna katılarak da kendimi tamamen Linux’a adamış hale geçmiştim. En çok Debian tabanlı dağıtımlarını beğeniyor ve kullanıyordum. Pardus’un yeniden devam etme kararı ile de Pardus kullanma ve kullandırtma çalışmalarına işte o zamandan itibaren başlamıştım. Kendi Oto Paket Kurucumu yaparak da yaklaşık bir senemi Pardus’la geçirdim. XFCE ve Gnome arayüzü ile yatıp kalktım desem yeridir. Tabi şuan aklımda diğer paket yöneticilerini ve sistemlerini denemek de var. Ama şundan eminim ki, Linux her yazılımcının bilmesi gereken ve alet çantasında bulundurması gereken bir işletim sistemidir.


Eğitime Ve Bilime Katkı!

Öğrenmek ve uygulamakla geçen 3 senemin ardından artık bildiklerimi insanlara ulaştırmak ve öğretmek sanırım bana en güzel duyguları yaşatan anlarımdı. Okulumda öğretmenimle beraber eğitim metodları oluştururken kendi yaşadığım zorlukları hatırlayıp çözümler ürettim ve kimi zaman başka açılardan sorunlara bakmayı öğrendim.
Gerek okul içi faaliyetlerlerde gerek TÜBİTAK bilim şenliklerinde yazılım projeleri üreterek yazılımı daha çok kişiye sevdirmeye ve öğretmeye çalıştım. Aslında yazılımın o kadar da zor olmadığını ve tıpkı bir sanat gibi her şeyin ortaya çıkarılabileceğini akranlarıma ve benden daha küçük kardeşlerime aşılamak için elimden geleni yaptım ve hala daha yapmaya devam etmekteyim.


Ruby, Ruby Ve Daha Çok Ruby!

Ömer denildiğinde ilk aklınıza Ruby geliyorsa bu dili ne denli sevdiğimi anlamış olmanız gerek. VBA’dan sonra en çok vakit geçirdiğim dil olan Ruby bana o kadar mucizevi geliyor ki, büyük ve kompleks işler gözümde ufaldıkça ufalıyor. Her şeyi çabucak yapar hale geliyorum.
Ruby’i her ne kadar sevsem de son dönemlerde yazdığım BASH’i es geçmek doğru olmaz. .Net’e birkaç kere arayüz yazmış olsam da henüz daha .Net ortamına giriş yaptığım sayılmaz. .Net’in yanında Go da sürekli radarımda olan bir dil. Açıkçası işten işe kullandığım programlama dili değişiyor fakat Ruby’e duyduğum aşk sanırım geliştiriciler dili mahvedene kadar devam edecek. GitHub hesabımdan Ruby alıştırma dosyalarıma ulaşabilirsiniz ve yine GitHub hesabımdan şuana kadar yazdığım ufak çaplı kodları Nostalgia repomda bulabilirsiniz.

Unutmayın, Bir Kod İle Ufkunuzu Onlarca Kilometre Genişletebilirsiniz!


GÖZ ATMANIZ GEREKENLER



Ömer AYYILDIZ, 2020 © Tüm Hakları Saklıdır!